
BİSİKLETİN FELSEFESİ
Her zaman her yere bisikleti ile gider idealist.
“Bisiklet dediğin kadro, iki teker ve pedaldır” der materyalist.
Olmadı, katlar arabasına biner konformist.
“Sürmeden inanmam” der empirist.
Yolu da kadansı da bir bir ölçer pozitivist.
Bisikletin sınırlarını da kendi sınırlarını da sorgular kritisist.
Yokuşun biteceğine inanır optimist.
Hep bir teker geride kalmıştır pesimist.
Kimseyi beklemeden basar gider egoist.
Nereye gittiğinin bir anlamı olmadığını bilir, yine de pedallar nihilist.
Rotasını kendi seçer, anlamını yolda kendi bulur egzistansiyalist.
Bisiklet yolu olmayan yolun da bisiklet yolu olduğunu kanıtlar sofist.
Bütün bisikletlerin ortak olmasını ister komünist.
İkinci tekerleğin yetkesine dayanamaz anarşist.
Kimse geride kalmasın diye pedallar sosyalist.
“Bisikletini de rotasını da herkes kendi seçsin” der liberalist.
“Herkes aynı bisiklete binsin, aynı yoldan gitsin” der faşist.
Garajında yer kalmadıkça yeni alanlara yayılır emperyalist.
Bisikletinden bile değer üretmenin yolunu bulur kapitalist.
“Hiç değilse kadrosu yerli olsun” ister şovenist.
Yolda da pelotonda da eşitlik ister feminist.
“Bisiklet herkes içindir” der hümanist.
Dizinde, dirseğinde her turdan bir anı taşır mazoşist.
Rotaya en dik yokuşları özellikle koyar sadist.
Güzellikte bisikleti ile yarışır narsist.
