tren
Ahmet Tevfik Bey

Ahmet Tevfik Bey

Ahmet Tevfik Bey
Paylaş:
22 Ekim 2026

AHMET TEVFİK BEY (İbnülcemal)

Osmanlı dönemi bisiklet gezgini ve seyahatname yazarı. 1897 yılında Bursa ve çevresinde gerçekleştirdiği 266 kilometre 760 metrelik bisiklet yolculuğunu Hüdavendigâr Vilayeti Dâhilinde Velosipetle Bir Cevelân adlı eserinde anlatarak Türkiye'de bisikletli seyahat kültürünün en önemli erken dönem yazılı belgelerinden birini bırakmıştır.

Ahmet Tevfik Bey kimdir?

İbnülcemal Ahmet Tevfik Bey, 19. yüzyılın sonlarında Osmanlı İmparatorluğu'nda bisikletin henüz yeni tanınmaya başladığı dönemde yaşamış bir bisiklet gezgini ve seyahatname yazarıdır.

Doğum ve ölüm tarihleri ile kişisel yaşamına ilişkin bilgiler sınırlıdır. Ancak Bursa ve çevresinde gerçekleştirdiği bisiklet yolculuğunu kitaplaştırması sayesinde adı günümüze ulaşmıştır.

Ahmet Tevfik Bey'i bisiklet tarihinde önemli kılan yalnızca uzun mesafeli bir yolculuk gerçekleştirmesi değildir. Seyahatinde karşılaştığı insanları, geçtiği yerleşimleri, yol koşullarını ve bisiklet kullanmanın güçlüklerini anlatması, eserini aynı zamanda dönemin toplumsal yaşamına ışık tutan bir belge hâline getirmiştir.

1897'de bisikletle 266 kilometrelik yolculuk

Ahmet Tevfik Bey, 1897 yılında bir arkadaşıyla birlikte Bursa ve çevresini bisikletle gezmeye karar verdi.

Seyahatnamesinde yolculuk düşüncesinin ortaya çıkışını şu sözlerle anlatır:

“Temmuz ortasına doğru idi. Aklımıza ufak bir gezi yapmak geldi.”

Yaklaşık 267 kilometrelik bir serüvenin başlangıcını böyle sade bir ifadeyle anlatması dikkat çekicidir.

İki arkadaş, bisikletleriyle birlikte İstanbul'daki Galata Rıhtımı'ndan vapura binerek Mudanya'ya ulaştı. Asıl bisiklet yolculukları ise Mudanya'da başladı.

Yolculuğun başlıca güzergâhı:

İstanbul (vapurla) → Mudanya → Bursa → Aksu → İnegöl → Yenişehir → Bursa → Mudanya.

Gezginler yolculuk sırasında Çitli, Hasanpaşa ve çevredeki başka yerleşimleri de ziyaret etti. Seyahat boyunca geçilen yollar ve yapılan gezintilerle birlikte toplam 266 kilometre 760 metre yol kat edildiği aktarılmaktadır.

Bu mesafe, günümüzde gelişmiş bisikletler ve asfalt yollarla gerçekleştirilen bir turdan oldukça farklı koşullarda tamamlandı. 19. yüzyılın sonlarında yolların önemli bir bölümü bozuktu; bisikletin bakım ve onarım olanakları ise son derece sınırlıydı.

Seyahatin 1897 yılında gerçekleştirildiği kabul edilmekle birlikte, başlangıç ve bitiş günleri kesin olarak belirlenmiş değildir. Seyahatnamenin başlangıcında temmuz ayından söz edilmesi, bazı ikincil kaynaklarda verilen eylül tarihiyle farklılık göstermektedir.

Yollarda karşılaşılan güçlükler

Ahmet Tevfik Bey'in seyahatnamesi, yalnızca ziyaret edilen yerlerin sıralandığı bir gezi kitabı değildir. Eser, bisikletle uzun mesafeli yolculuk yapmanın günlük deneyimlerini de anlatır.

Gezginler yol boyunca bozuk yollar, dik yokuşlar, rüzgâr ve mekanik sorunlarla karşılaşır. Bazı bölümlerde bisikletlerini sürmek yerine itmek zorunda kalırlar.

Ahmet Tevfik Bey, uzun bisiklet yolculukları için uygun mevsimi değerlendirirken şöyle der:

“Velosipetle uzunca geziler şu mevsimde, yani rüzgârı az ve havası değişken olmayan temmuz ve ağustos aylarında yapılmalıdır.”

Bu gözlem, günümüzde bisiklet turu yapanların da yakından bildiği bir gerçeği hatırlatır: Rüzgâr, hava koşulları ve yolun niteliği, bisikletli yolculuğun en belirleyici unsurları arasındadır.

Bisikleti ilk kez gören insanlar

Seyahatnamenin en ilgi çekici bölümlerinden biri, gezginlerin yol boyunca karşılaştıkları insanların bisiklete gösterdiği meraktır.

  1. yüzyılın sonunda bisiklet, Osmanlı coğrafyasının birçok yerinde henüz alışılmadık bir araçtı. Özellikle küçük yerleşimlerde bisikletli yolcuların görülmesi şaşkınlık ve merak uyandırabiliyordu.

Ahmet Tevfik Bey'in anlatısına göre Yenişehir'de karşılaştıkları bir kişi, bisikletin nasıl kullanıldığını görmek ister:

“Arabaya bin de şurada biraz dolaş. Biz de görelim.”

Benzer bir merak, dönüş yolunda bisikletlerini tamir ettirdikleri Boşar köyünde de yaşanır. Köylüler, gezginlerden bisiklete binmelerini ve nasıl hareket ettiğini göstermelerini ister.

Bu karşılaşmalar, bisikletin Osmanlı toplumundaki ilk yıllarını anlamak açısından önemlidir. Seyahatname, bisikletin yalnızca teknik bir yenilik değil, insanların gündelik yaşamında merak uyandıran yeni bir ulaşım aracı olduğunu da göstermektedir.

Velosipetle Bir Cevelân: Bir yolculuğun kitaba dönüşmesi

Ahmet Tevfik Bey, seyahat sırasında edindiği izlenimleri Hüdavendigâr Vilayeti Dâhilinde Velosipetle Bir Cevelân adlı eserinde topladı.

Kitabın özgün baskısı bibliyografik kayıtlarda 1316 (1898) tarihiyle yer almaktadır. Bazı kaynaklarda ise 1900 yılı belirtilmektedir.

Eserin başlığındaki “velosipet”, dönemin bisiklet için kullandığı sözcüklerden biridir. “Cevelân”ise dolaşma, gezinme anlamına gelir. Kitabın adı günümüz Türkçesiyle yaklaşık olarakHüdavendigâr Vilayeti İçinde Bisikletle Bir Gezi şeklinde ifade edilebilir.

Seyahatnamede yalnızca yolculuğun güzergâhı ve yaşanan olaylar anlatılmaz. Bisikletin kullanımı, uzun yolculuklarda dikkat edilmesi gereken konular ve bisikletli gezginliğin pratik yönleri de ele alınır.

Bu özellikleriyle eser, Osmanlı dönemindeki bisiklet kültürüne ilişkin önemli bir yazılı kaynak niteliğindedir.

Seyahatnamenin yeniden yayımlanması

Ahmet Tevfik Bey'in eseri, yaklaşık bir yüzyıl sonra günümüz Türkçesine aktarılarak yeniden okurlarla buluşturuldu.

2006 — Velosipet ile Bir Cevelân: 1900'e Doğru İstanbul'dan Bursa'ya Bisikletli Bir Gezi

Cahit Kayra çevirisiyle Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından yayımlandı.

2007 — 100 Yıl Önce Bisikletle Bursa

Nezaket Özdemir tarafından günümüz Türkçesine uyarlanarak Sentez Yayıncılık tarafından yayımlandı.

Bu yayınlar, seyahatnamenin yeniden tanınmasını ve Türkiye bisiklet tarihi üzerine yapılan araştırmalarda değerlendirilmesini sağladı.

Yüzyıl sonra yeniden pedallanan rota

Ahmet Tevfik Bey'in yolculuğu, aradan bir yüzyıldan fazla zaman geçmesine rağmen bisikletçiler için ilham kaynağı olmaya devam etti.

Bursa Bisiklet ve Doğayı Sevenler Derneği, 2010 yılından itibaren düzenlediği “Yüzyıllık Macera” bisiklet etkinlikleriyle tarihsel seyahati yeniden gündeme taşıdı.

Mudanya'dan başlayan bu etkinliklerde bisikletçiler, Ahmet Tevfik Bey'in izlediği güzergâhtan esinlenen rotalarda pedal çevirdi.

Böylece 19. yüzyılın sonlarında gerçekleştirilen bir bisiklet yolculuğu, yüz yılı aşkın süre sonra yeni kuşak bisikletçilerle buluştu.

Ahmet Tevfik Bey ilk Türk bisiklet gezgini miydi?

Ahmet Tevfik Bey, Türkiye'de bisikletli seyahat tarihinin öncü isimlerinden biridir. Ancak onu kesin olarak “ilk Türk bisiklet gezgini” şeklinde tanımlamak tarihsel açıdan doğru değildir.

Osmanlı dönemi gazete ve dergilerinde, onun 1897 tarihli seyahatinden önce gerçekleştirilen başka bisiklet yolculuklarının kayıtları bulunmaktadır.

1895 yılında Ayasoluk (Selçuk) ile Kuşadası arasında yapılan bir yolculuk, 1896 yılında Ressam Saim Efendi'nin İzmir–Söke gezisi, Tepedelenlizade Kamil Bey'in bisiklet seyahatleri ve Şakir Bey'in Bursa–Bandırma yolculuğu bunlardan bazılarıdır.

Özellikle Tepedelenlizade Kamil Bey'in 1896 yılında Servet-i Fünûn dergisinde yayımlanan bisiklet gezi hatıraları, Ahmet Tevfik Bey'in eserinden önce de bisikletli seyahatlerin yazılı olarak anlatıldığını göstermektedir.

Dolayısıyla Ahmet Tevfik Bey'in tarihsel önemini ilk bisiklet gezgini olmasına değil, yolculuğunu bağımsız bir seyahatname hâlinde yayımlamasına ve dönemin bisiklet kültürünü ayrıntılarıyla belgelemesine dayandırmak daha doğrudur.

İlgili araştırma:Ahmet Tevfik Bey'den Önce: Osmanlı'nın Unutulan Bisiklet Gezginleri — Bisiklopedi Blog (hazırlanacak).

Türkiye bisiklet tarihindeki yeri

Ahmet Tevfik Bey'in seyahatnamesi, bisikletin Osmanlı toplumunda yeni tanınmaya başladığı dönemin önemli tanıklıklarından biridir.

Eser, bisikletin yalnızca ulaşım veya spor amacıyla değil; gezmek, keşfetmek, farklı yerleri tanımak ve yeni deneyimler kazanmak için de kullanıldığını göstermektedir.

Bugün bisiklet turculuğunun temel unsurları arasında sayılan güzergâh planlama, yol koşullarıyla mücadele, mekanik sorunları çözme, konaklama ve yerel kültürlerle karşılaşma gibi deneyimlerin pek çoğu Ahmet Tevfik Bey'in anlatısında yer almaktadır.

Bu nedenle Ahmet Tevfik Bey, ilk bisiklet gezgini olup olmadığı tartışmasından bağımsız olarak, Türkiye'de bisikletli seyahat kültürünün yazılı tarihini oluşturan öncü isimlerden biri olarak değerlendirilmelidir.


Kaynakça

  1. İbnülcemal Ahmed Tevfik. Hüdavendigâr Vilayeti Dâhilinde Velosipetle Bir Cevelân. İstanbul: Yuvanaki Panayotidis Matbaası, 1316 (1898). Bibliyografik kayıt.

  2. İbnülcemal Ahmet Tevfik. Velosipet ile Bir Cevelân: 1900'e Doğru İstanbul'dan Bursa'ya Bisikletli Bir Gezi. Çeviren: Cahit Kayra. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2006.

  3. İbnülcemal Ahmed Tevfik. 100 Yıl Önce Bisikletle Bursa. Günümüz Türkçesine uyarlayan: Nezaket Özdemir. Sentez Yayıncılık, 2007.

  4. Cenk Hüner. Osmanlı Sosyal Hayatında Bisikletin Benimsenmesi ve Yaygınlaşması. 2024.

  5. Mürsade Meryem Kılıç. 19. Yüzyıldan Maceraperest Bir Kâşif. 2024.

  6. Serkan Duru. Hüdavendigâr Vilayeti Dâhilinde Velosipetle Bir Cevelân. Dergi Bursa.

  7. 120 Yıllık Macera: Velosipetle Bir Cevelân. Olay Gazetesi, 2017.

İlgili kavramlar: Bisiklet tarihi, bisiklet turculuğu, velosipet, seyahatname, Osmanlı'da bisiklet, bisikletli gezginlik.

Soru Sor