
DEMİR ADAM NİHAT AYDIN
Türkiye'nin İlk Triatleti ve Eskişehir Sporunun Öncülerinden Biri
28 Haziran 1947 – 1 Mayıs 2012
Türkiye'de triatlonu ilk kez deneyen, yüzmeyi yetişkinlikte öğrenip antrenörlüğe kadar ilerleyen, Eskişehir'de bisiklet sporunun gelişmesi için çalışan ve yaşamını sporun yaygınlaşmasına adayan çok yönlü bir spor insanının hikâyesi.
Türkiye'de triatlonun tarihi anlatılırken adı ilk anılması gereken kişilerden biri Nihat Aydın'dır. 1988 yılında Eskişehir'de yüzme, bisiklet ve koşudan oluşan olimpik mesafeli bir triatlon denemesini tamamlayarak Türkiye'nin ilk triatleti olarak kayıtlara geçmiştir.
Ancak Nihat Aydın'ın hikâyesi, üç spor dalını art arda tamamladığı o günle sınırlı değildir. O, aynı zamanda uzun mesafe koşucusu, bisikletçi, yüzme antrenörü, spor yöneticisi ve organizatördü. Eskişehir'de bisiklet, bilek güreşi ve tenis başta olmak üzere çeşitli spor dallarının gelişmesi için çalıştı.
Yaşamını konu alan Demir Adam belgeselindeki aile, arkadaş ve sporcu tanıklıkları, Aydın'ın yalnızca kendi başarılarının peşinden koşmadığını; başkalarının spor yapabilmesi için de zamanını, emeğini ve maddi imkânlarını kullandığını ortaya koyuyor.
Eskişehir'den başlayan yaşam
Nihat Aydın, 28 Haziran 1947'de Eskişehir'de doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini bu şehirde tamamladı. 1968 yılında İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Bölümüne girdi ve 1971'de üniversite eğitimini bitirdi.
Askerliğini Diyarbakır'ın Silvan ilçesinde yedek subay olarak tamamladıktan sonra 1973'te Eskişehir'e döndü. Burada Son Olay gazetesinin kurucuları arasında yer aldı.
Gazetecilikle başlayan meslek yaşamı, eğitim amacıyla yurt dışına uzandı. Almanya'nın Bochum kentindeki Ruhr Üniversitesine yüksek lisans için kabul edildi. Daha sonra eşi olacak Tomris Hanım da aynı üniversitede eğitim gördü.
Nihat ve Tomris Aydın, 1975 yılında Türkiye'ye döndü ve aynı yıl evlendi. Evren ve Deniz adında iki oğulları oldu.
Aydın, bir süre gazetecilikle aileden gelen konfeksiyon işini birlikte yürüttü. Daha sonra gazeteciliği bırakarak aile işletmesinin yönetimini üstlendi.
Bu yıllarda yaşamının giderek daha büyük bir bölümünü spora ayırmaya başladı.
Yürümek yerine koşan adam
Nihat Aydın'ın spor yaşamının merkezinde başlangıçta uzun mesafe koşuları vardı.
Yakınlarının anlatımına göre koşmak, onun için yalnızca yarışlara hazırlanmak değil, günlük yaşamının ayrılmaz bir parçasıydı. İşine koşarak gittiği, arkadaşlarıyla uzun antrenmanlar yaptığı ve günün farklı saatlerinde birden fazla sporla ilgilendiği anlatılıyor.
Eşi Tomris Aydın da onunla birlikte koşmaya başlamış, zamanla masterler kategorisindeki yarışlara katılmıştı.
Nihat Aydın, yurt içinde ve yurt dışında çeşitli atletizm organizasyonlarında yarıştı. Demir Adam belgeselinde Berlin Maratonu, milli formayla katıldığı Balkan şampiyonası ve Budapeşte'de düzenlenen Avrupa Masterler Atletizm Şampiyonası, sporculuk yaşamındaki uluslararası organizasyonlar arasında sayılıyor.
Zamanla koşuya bisiklet ve yüzme de eklendi. Bu üç spor dalı, ileride onu Türkiye spor tarihinde ayrı bir yere taşıyacaktı.
Yüzmeyi yetişkinlikte öğrendi
Nihat Aydın'ın yaşamındaki dikkat çekici ayrıntılardan biri, yüzme sporuyla kurduğu ilişkidir.
Eşi Tomris Aydın'ın anlatımına göre, 1975 yılında henüz iyi yüzme bilmiyordu. Bir yaz tatilinde yüzme bilen birinden temel hareketleri öğrendi ve ardından kendisini geliştirmek için çalışmaya başladı.
Yıllar içinde yüzme öğretmenliği ve antrenörlüğü yaptı. 1990'lı yıllarda İstanbul Boğazı'nı yüzerek geçtiği de belgeselde anlatılıyor.
Yetişkinlikte öğrenmeye başladığı bir spor dalında antrenörlüğe kadar ilerlemesi, Aydın'ın yeni branşlara yaklaşımını anlamak açısından önemlidir.
Onun için bir sporu henüz bilmiyor olmak, o spordan uzak durmak için yeterli bir neden değildi.
Bir dergide karşılaştığı yeni spor: Triatlon
1980'li yıllarda Türkiye'de triatlon henüz yaygın olarak bilinmiyordu.
Yüzme, bisiklet ve koşunun ara verilmeden, belirli bir sırayla gerçekleştirildiği bu dayanıklılık sporu, dünyanın farklı ülkelerinde gelişmeye başlamıştı.
Nihat Aydın'ın triatlonla tanışması ise ailesinin anlatımına göre bir yaz tatilinde gerçekleşti.
Eşi Tomris Aydın, yabancı bir dergide triatlonu gördüklerini ve Aydın'ın büyük heyecan duyduğunu anlatıyor. Çünkü triatlonu oluşturan üç branş da onun zaten ilgilendiği sporlardı.
Aydın, Eskişehir'e döndükten sonra antrenmanlarını bu hedefe göre düzenlemeye başladı.
Ancak önünde yalnızca fiziksel bir hazırlık süreci yoktu. Türkiye'de pek tanınmayan bir sporun nasıl gerçekleştirileceğini anlatması, yetkilileri bilgilendirmesi ve denemesinin kayda geçirilmesini sağlaması gerekiyordu.
15 Haziran 1988: Eskişehir'de tarihî triatlon denemesi
Demir Adam belgeselinde verilen tarihe göre Nihat Aydın, 15 Haziran 1988'de Eskişehir'de olimpik mesafeli triatlon denemesini gerçekleştirdi.
Deneme üç etaptan oluşuyordu:
1,5 kilometre yüzme
40 kilometre bisiklet
10 kilometre koşu
Toplam 51,5 kilometrelik mesafe, branşlar arasında yarışın sürekliliği korunarak tamamlanacaktı.
Aydın'ın eşi Tomris Aydın'ın anlatımına göre organizasyonun hazırlıkları büyük ölçüde kişisel çabalarla yürütüldü. İl spor yöneticileriyle görüşüldü, ilgili branşların hakemleriyle iletişim kuruldu ve gazeteciler davet edildi.
Yüzme, bisiklet ve koşu etapları hakemler tarafından takip edildi. Denemenin sonuçları kayda geçirildi.
Türkiye Triatlon Federasyonunun tarihçesinde, Nihat Aydın'ın bu denemeyi 2 saat 59 dakika 43 saniyede tamamladığı belirtiliyor.
Böylece Aydın, Türkiye'nin ilk triatleti olarak kayıtlara geçti.
Bu olayın tarihsel önemi yalnızca tamamlanan mesafe veya elde edilen süre değildi. Triatlonun henüz kurumsal bir yapıya sahip olmadığı Türkiye'de, bir sporcunun girişimiyle yeni bir branşın somut biçimde tanıtılmasıydı.
Aydın'ın denemesi basının da ilgisini çekti. Sonraki yıllarda televizyon programlarında triatlonu anlatarak sporun tanınmasına katkıda bulundu.
Alanya yarışları ve uluslararası sporculuk
Türkiye'de triatlonun gelişiminde bir sonraki önemli aşama, Alanya'da uluslararası organizasyonların başlaması oldu.
1991 yılında Alanya'da düzenlenen uluslararası triatlon organizasyonu, sporun Türkiye'de daha geniş bir çevrede tanınmasına katkıda bulundu.
Nihat Aydın da Alanya organizasyonlarına katılan sporcular arasındaydı.
Demir Adam belgeselinde, organizasyonun ikinci yılında masterler kategorisinde birincilik elde ettiği anlatılıyor.
World Triathlon'un uluslararası sporcu veri tabanında ise Aydın'ın 22 Ekim 1992 tarihli Alanya Avrupa Kupası yarışında erkekler elit kategorisinde 2 saat 39 dakika 47 saniyelik dereceyle 109. sırada yer aldığı kayıtlıdır.
Bu kayıt, Aydın'ın uluslararası bir yarıştaki katılımını belgeliyor. Belgeselde anlatılan masterler kategorisi başarısı ise ayrı bir yaş grubu sınıflandırmasına ait olabilir.
Nihat Aydın, böylece Türkiye'de triatlonu ilk deneyen kişi olmanın ötesinde, uluslararası yarışlarda da yer alan bir sporcu olarak faaliyetlerini sürdürdü.
Eskişehir'de bisiklet sporunu yeniden canlandırmak
Nihat Aydın'ın Bisiklopedi açısından özellikle üzerinde durulması gereken katkılarından biri, Eskişehir bisikletçiliği için yürüttüğü çalışmalardır.
Demir Adam belgesindeki sporcu ve arkadaş tanıklıklarına göre Aydın, 1990'lı yılların başlarında Eskişehir'de yarış bisikletçiliğinin yeniden canlandırılması için yoğun çaba gösterdi.
Bisiklet il temsilciliği yaptı. Yarışlara katılabilecek sporcuların yetiştirilmesi, antrenmanların düzenlenmesi ve gerekli ekipmanların sağlanması için çalıştı.
Belgeselde anlatıldığına göre, bu çalışmaların başlangıcında Eskişehir'e yarışlarda kullanılabilecek nitelikte yaklaşık 11–12 bisiklet getirildi.
Bu bisikletlerle düzenli antrenmanlar başladı. Yaklaşık altı aylık hazırlık döneminin ardından sporcuların katıldıkları yarışlarda madalyalar kazanmaya başladıkları aktarılıyor.
Ancak Aydın'ın bisiklet sporuna yaklaşımı yalnızca yarışmacı yetiştirmekten ibaret değildi.
Onun hedeflerinden biri de bisikleti toplumun daha geniş kesimlerine ulaştırmaktı.
Binlerce kişinin katıldığı halk bisiklet gezileri
Belgeseldeki tanıklıklara göre Nihat Aydın, Eskişehir'de binlerce kişinin katıldığı halk bisiklet gezilerinin düzenlenmesinde rol aldı.
Bu etkinlikler, yarışçı olmayan insanların da bisikletle tanışmasını ve toplu sürüş deneyimi yaşamasını amaçlıyordu.
Dönemin koşullarında bu tür organizasyonlar kolay değildi. Güzergâhın belirlenmesi, trafik düzenlemeleri, resmî izinler, duyurular ve katılımcıların bir araya getirilmesi gerekiyordu.
Yakınlarının anlatımına göre Aydın, zaman zaman bu organizasyonların masraflarını kişisel imkânlarıyla karşılıyordu.
Üniversitede seçmeli bisiklet dersleri verdiği de belgeselde belirtiliyor.
Bu çalışmalar, onun bisiklete iki farklı açıdan yaklaştığını gösteriyor: Bir yandan yarış sporunun gelişmesini desteklerken diğer yandan bisikletin daha fazla insanın yaşamına girmesini istiyordu.
Bugün Eskişehir'de bisiklet kültürünün tarihini araştırırken, Nihat Aydın'ın bu faaliyetleri de incelenmesi gereken önemli bir dönem oluşturuyor.
Birden fazla spor dalının gelişmesine katkı
Nihat Aydın'ın spor yöneticiliği bisikletle sınırlı kalmadı.
Yüzme antrenörlüğü, tenis kulübü başkanlığı ve farklı spor branşlarındaki temsilcilik görevleri üstlendi.
Eskişehir'de bilek güreşinin gelişmesine öncülük eden isimler arasında yer aldı. Belgeselde anlatıldığına göre başlangıçta oldukça sınırlı imkânlarla bir çalışma alanı oluşturulmasına yardımcı oldu; antrenmanların başlaması ve yeni sporcuların yetişmesi için çaba gösterdi.
Zamanla bu çalışmaların ulusal ve uluslararası başarılar elde eden sporcuların yetişmesine katkıda bulunduğu aktarılıyor.
1990'lı yılların başında tenis kulübü başkanlığı da yapan Aydın, turnuvaların düzenlenmesi, sponsorlukların bulunması ve Eskişehir'de tenis sporunun yaygınlaştırılması için çalıştı.
Belgesel ayrıca bocce sporunun kentte tanınmasına yönelik girişimlerinden söz ediyor.
Bütün bu faaliyetler, Aydın'ın spor anlayışının tek bir branşa bağlı olmadığını gösteriyor.
Sporun ötesinde bir dayanışma anlayışı
Nihat Aydın'ın yaşamını anlatan tanıklıklarda sıkça tekrarlanan bir başka konu, genç sporculara verdiği destektir.
Belgeselde eski sporcularından biri, yarışa katılmak için uygun ayakkabısı olmadığında Aydın'ın kendisine spor ayakkabısı aldığını anlatıyor.
Yakınları, maddi imkânları sınırlı sporculara destek verdiğini, organizasyonlar için kişisel harcamalar yaptığını ve gençlerin spor yaşamını sürdürebilmesi için çabaladığını aktarıyor.
Aydın'ın yardımseverliğinin sporla sınırlı olmadığı da anlatılıyor.
İhtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere gıda yardımlarında bulunduğu, sokak hayvanlarını beslediği ve hayvanlara özel bir sevgi duyduğu, ailesi ve arkadaşlarının anılarında yer alıyor.
Bu tanıklıklar, onu tanıyan insanların hafızasında başarılarından çok kişiliği ve insan ilişkileriyle de yer ettiğini gösteriyor.
1 Mayıs 2012: Bir spor insanının ardından
Nihat Aydın, 1 Mayıs 2012 tarihinde hayatını kaybetti.
Eskişehir spor camiasında geniş bir çevre tarafından tanınan Aydın'ın ölümü, yerel basında da yer buldu. Cenazesi Eskişehir'de toprağa verildi.
Ardında yalnızca yarış sonuçları, kupalar ve madalyalar değil; yetişmesine katkıda bulunduğu sporcular, düzenlenmesine öncülük ettiği etkinlikler ve gelişmesi için çalıştığı spor branşları kaldı.
Ailesi, dostları ve spor çevresinden insanların katılımıyla hazırlanan Demir Adam belgeseli, 2014 yılında Eskişehir'de tanıtıldı.
Belgesel, Aydın'ın sporculuğunun yanında öğretici, örgütleyici ve yardımsever yönlerini de kayıt altına aldı.
Nihat Aydın'ın mirası
Nihat Aydın'ın Türkiye spor tarihindeki yeri, 1988 yılında gerçekleştirdiği triatlon denemesiyle belirginleşir. Türkiye Triatlon Federasyonunun tarihçesi, onu ülkenin ilk triatleti olarak kaydeder.
Fakat yaşamına daha geniş açıdan bakıldığında başka bir özellik öne çıkar: Aydın, sporu yalnızca bireysel başarı elde etmenin yolu olarak görmemiştir.
Eskişehir'de bisiklet yarışlarının gelişmesi, halk bisiklet gezilerinin düzenlenmesi, genç sporcuların desteklenmesi ve farklı branşların tanıtılması için yürüttüğü çalışmalar, onun sporun toplumsal yönüne verdiği önemi ortaya koymaktadır.
Bir yabancı dergide karşılaştığı triatlonu kendi imkânlarıyla deneyen Nihat Aydın, yıllar boyunca yeni spor dallarını öğrenmeye, öğretmeye ve yaygınlaştırmaya devam etti.
Türkiye'nin ilk triatleti olarak kayıtlara geçen bu Eskişehirli spor insanının hikâyesi, aynı zamanda bir kentte spor kültürünün nasıl bireysel çabalarla gelişebileceğinin de örneklerinden biridir.
Nihat Aydın'ın mirası, yalnızca bitirdiği yarışlarda değil; başkalarının başlayabilmesine yardım ettiği spor yolculuklarında da yaşamaktadır.
Kaynaklar
1. Demir Adam Nihat Aydın Belgeseli
Nihat Aydın'ın yaşamını konu alan; ailesinin, arkadaşlarının ve birlikte çalıştığı sporcuların tanıklıklarını içeren belgesel. Eğitim hayatı, triatlon denemesi, bisikletçiliğe katkıları ve kişisel anıları için temel kaynak.
2. Nihat Aydın – Türkiye'de İlk Triatlon Denemesi
Nihat Aydın'ın triatlonu kendi sözleriyle anlattığı ve Alanya yarışına ilişkin televizyon görüntülerinin yer aldığı arşiv kaydı.
3. Türkiye Triatlon Federasyonu – Tarihçe
1988 yılında Eskişehir'de gerçekleştirilen ilk triatlon denemesi ve Nihat Aydın'ın 2:59:43'lük derecesine ilişkin tarihsel kayıt.
4. World Triathlon – Nihat Aydın Sporcu Profili
1992 Alanya Avrupa Kupası yarışına ilişkin uluslararası sporcu ve sonuç kayıtları.
World Triathlon sporcu profili
5. İstikbal Gazetesi – Eskişehir
Nihat Aydın'ın vefatı ve Demir Adam belgeselinin tanıtımına ilişkin yerel basın haberleri.
Demir Adam belgeselinin tanıtımı
Bu biyografiye katkıda bulunun
Bisiklopedi, bisiklet kültürüne ve tarihine ilişkin bilgileri araştırmayı, belgelemeyi ve yeni kaynaklarla geliştirmeyi amaçlayan yaşayan bir bilgi kaynağıdır.
Nihat Aydın'ın yaşamına, sporculuk yıllarına, 1988 Eskişehir triatlon denemesine veya bisiklet sporuna katkılarına ilişkin fotoğraf, gazete kupürü, belge, anı ya da başka bilgilere sahipseniz bizimle paylaşabilirsiniz.
Paylaşılan bilgiler kaynaklarıyla birlikte değerlendirilerek bu biyografi güncellenebilir ve geliştirilebilir.
Bisiklet tarihini birlikte belgeleyelim.
